Bugun...
Reklam
Reklam
Yüksek kapasite kullanımı yatırıma dönüşmüyor


Burak Oğuz
burak@noktax.com
 
 

Rakip ekonomileri kıskandıracak yükseklikte çıkan büyüme oranları niteliği tartışılsa da elbette önemli ve moral verici. Büyüme oranlarından daha fazla anlam taşıyan gösterge ise kapasite kullanım oranları. Ekonomide büyümeyi besleyen yüksek kapasite kullanımı teknik olarak büyümeden daha önemli göstergedir.

Açıklanan resmi kapasite kullanım oranları dışında yakın gözlemlerime dayalı bir tespitin üzerinde durmak istiyorum. Öncelikle resmi rakamları hatırlatalım. Buna göre imalat sanayinde kapasite kullanım oranı eylül ayı itibari ile % 79. Ekonomiyi sırtlayan otomotiv gibi birçok sektörde ise % 80‘lerin çok üzerinde bir kapasite kullanım oranı açıklandı. Sektörlere göre farklılık gösterse de vasat olarak açıklanan yükseklikler bile % 70’in altında kalmıyor.

Yakın çevremizdeki sanayiciler ile sohbetlerimizde konuştuğumuz kapasite kullanım oranları ise resmi rakamları teyit etmek ile kalmıyor tam kapasiteyi zorlayan ciddi bir sanayici grubunun varlığına işaret ediyor. Buraya kadar her şey güzel ancak sanayicinin üretimdeki yoğunluğu yatırıma dönüşmüyor. Detay görünse de temel ekonomi reflekslerinin dışındaki bu gelişmeyi dikkat ile irdelemek gerekiyor. Eğer imalat sanayinde kapasite kullanım oranları birçok sektörde % 90’ları aşıyorsa ciddi bir yatırım hareketliliğini beraberinde getirmesi gerekiyor. Ancak ülke olarak bunun tersini yaşıyoruz. Tam kapasite üretim yaptığını ifade eden sanayicilerde bile yatırım konusunda hiçbir hareket yok. Oysa yüksek kapasite kullanım oranı yeni yatırım habercisidir. Madem fabrikalar tam kapasite çalışıyor yatırım ile pazar büyütmek, karlılığı artırmak gerekmez mi? Kapasite kullanım oranlarını haklı gurur ile açıklayan sanayicilerin konu yeni yatırıma gelince ağızlarını bıçak açmıyor.

Ekonomideki güncel bu paradoksun gerekçesi açık: sıklıkla dile getirdiğimiz gibi yatırım ortamına yönelik her geçen gün derinleşen kuşkular. Üretici, sanayici geleceğini görememekten yakınıyor. Gergin iç ve dış politika gündemi, ekonomiye güven problemi olarak yansıyor. Dinamik bir talep yatırım için tek başına yeterli değil. Yeni yatırım için, iş dünyasının, geleceği net olarak görmesine, en az diri bir talep eğilimi kadar ihtiyaç var. Türkiye bir an önce olağan hal ve gündeme dönmeli, ekonomiye odaklanmalı. 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI