Reklam
Bugun...
Balığı göz ardı etme!


Türkan Afra CENGİZ Sağlıklı köşe
e4haber.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-02-2020 14:52

Sıksık duyduğumuz, uzmanların üzerinde açıklamalar yaptığı, kimimize annelerimizin zorla yedirmeye çalıştığı balık gerçekten de bu kadar faydalı mı?

Öncelikle ülkemizin balık tüketimini inceleyecek olursak denizler ile çevrilmiş bir ülke olmamıza rağmen, dünyada balık tüketim ortalaması 16 kg, Avrupa’da balık tüketimi ortalama 25 kg iken 2013 Türkiye tarama verilerine göre tüketim 8 kg’dır. Yani balık üretimi açısından son derece yüksek potansiyele sahip olan bir ülke olmasına rağmen tüketim konusunda ne yazık ki ortalamanın çok çok altındayız.

Balığı hep güçlü bir protein ve omega-3 kaynağı olarak biliyoruz. Fakat balık aynı zamanda selenyum, iyot, potasyum, D vitamini ve B vitaminleri gibi çeşitli vitamin ve minerallerden de zengin bir besin kaynağıdır.

BALIK TÜKETİMİ VE HASTALIKLAR ARASINDAKİ İLİŞKİ:

 Obezite ve Balık Tüketimi;

Yeterli miktarda balık tüketimini önemseyen Akdeniz Diyetini benimsemiş insanların genellikle kilolu veya obez olma riskinin daha düşük olduğu bilinmektedir. 2 geniş çaplı araştırmanın sonucu uzun zincirli yağ asitlerinden zengin beslenmenin vücut yağ kütlesini azaltmada etkili olduğunu, bel çevresinde daha fazla azalma olduğunu göstermiştir. Her 3 kişiden birinin obez veya kilolu sınıfında yer aldığı ülkemizde obeziteyi yenmede balıktan zengin beslenmek oldukça önemlidir.

Kardiyovasküler Hastalıklar ve Balık Tüketimi;

Balık tüketiminin yüksek olduğu ülkelerde kalp hastalıklarına bağlı ölümün daha az olduğu bilinmektedir. 2017 yılında yapılan bir çalışmada haftada 5 veya daha fazla porsiyon balık tüketenlerin haftada 2-4 porsiyon balık yiyenlere göre inme riskinin % 12 daha düşük olduğu tespit edilmiş. Kan yağlarını dengeleyici, damar içi yağlanmayı azaltıcı, antihipertansif etki gösterici olduğunu gösteren çok fazla sayıda çalışmada mevcuttur. Ülkemizde en çok ölüm nedeni olan kalp hastalıklarını yenmek için balık tüketiminin arttırılması gerekmektedir.

Kolorektal Kanser ve Balık Tüketimi;

İyi bir protein kaynağı olan balık tüketiminin arttırılması kolon sağlığını tehlikeye sokan fazla kırmızı et tüketimin önüne geçebileceğinden araştırmacılar balık tüketimini arttırmanın kolorektal kanseri azaltıcı etkisi olabileceğini belirtmektedir.

Kemik Sağlığı ve Balık Tüketimi;

Protein, kalsiyum ve D vitamini de dahil olmak üzere balıkta bulunan besinler, kemik sağlığı ve gelişmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Yağ açısından zengin balıklar önemli bir D vitamini kaynağıdır ve kemikli hali ile tüketilen balıklar kalsiyum için iyi bir kaynaktır. Ancak, bu faydalarını vücutta gösterebilmesi yüksek miktarda balık tüketim ile mümkün olabilir.

Türkiye ortalamasına yakın bir balık tüketimin var ise ne yazık ki kemik sağlığın için yeterli değil.

Zihinsel Performans ve Balık Tüketimi;

Beyin ve sinir sistemindeki dokular kısmen yağdan oluşur ve DHA içeriği yüksek bir besin olan balık beyin ve sinir sistemi sağlığını korumada aktif rol oynayabilir. Özellikle çocuk beslenmesinde çocuğun zihinsel gelişiminde önemi oldukça büyüktür. Hatta bu önem beyin gelişiminin çok hızlı olduğu anne karnında başlar. Bu yüzdendir ki hamile kadınların gebelik döneminde balık tüketimine verdiği önem daha da artmalıdır. Fakat balığın bu faydasını görebilmek ancak düzenli balık tüketimi ile mevcuttur.

Bir noktada da dikkat edilmelidir ki hamileler ve çocuklar başta olmak üzere ağır metal tutma kapasitesi oldukça yüksek olan (kılıç, kefal, lüfer, kalkan vb.) derin sulardan elde edilen, uzun yaşayan balıklardan, midyeden ve çiğ balıklardan uzak durmak faydalı olacaktır.

Balığın bu kadar olumlu etkilerinden söz ettikten sonra besin değerini ve koruyuculuğunu kaybetmemesi için balık tercihiniz, pişirme yönteminiz ve özellikle balığı mevsiminde tüketmeniz çok önemli. Balık satın alırken gözlerinin parlak, solungaçlarının kırmızı-pembe, derisinin gergin ve etine bastırıldığında parmağın bıraktığı iz hemen düzelmelidir. Bu yöntemler balığın taze olduğunu gösterir. Balığı  yağda kızartma yöntemiyle değil ızgara, buğulama veya fırınlama yöntemiyle pişirerek haftada 2-3 kez yanında bol salata veya zeytin yağlı aparatiflerle birlikte tüketebilirsiniz.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI