BAĞIŞIKLIĞINIZI GÜÇLENDİRMENİN DOĞAL YOLLARI

Güneşli günlerin yerini yağmurlu, soğuk günlere bıraktığı bu dönemde kararan bulutlar beraberinde halsizlik, yorgunluk ve gribal enfeksiyonları da getiriyor. Hasta olmak istemiyorum, bağışıklığımı nasıl güçlendirebilirim diyorsanız beslenmenize fonksiyonel besinleri eklemeyi unutmamalısınız.

SARIMSAK-SOĞAN: Sarımsak vücudumuzda ki antioksidan glutatyonun üretimini arttırmaktadır. Ruslar 18.yy’da grip ve boğmaca tedavisinde sarımsağı kullanmıştır. İçeriğinde ki kuersetin ve siyanidin biyoflavonoidleri enfeksiyonları önler. Boğaz enfeksiyonlarında sarımsağın penisilinden daha etkili olduğu kanıtlanmıştır. Soğan idrar söktürücü etkisiyle bedendeki toksinlerin atılmasına ve kanın temizlenmesine yardımcı olur. Sarmsak ve soğan bağışıklık sisteminiz için harika iki besin!

ZERDEÇAL: Serbest radikaller vücutta sağlıklı hücrelere zarar verir.  Zerdeçalın etken maddesi olan kurkumin yüksek antioksidan etkisiyle bu zararlı molekülleri yok eder. Her gün bir tatlı kaşığı tüketeceğiniz zerdeçal sizi günümüzün vebası olan kanser hastalığından bile koruyacak. Anti­inflamatuar (iltihap önleyici) ve antioksidan (oksitlenmeyi giderici) özelliği ile zerdeçal bu günlerde imdadımıza yetişiyor. Zerdeçal hamilelikte rahim hareketlerini artırabileceği için anne adayları için riskli bir baharattır.

ZENCEFİL: Mezapotamya'da bulunan toprak levhalarda zencefilin içeceklere karıştırıldığı ve havayı temizlediği yazılıdır. Denizcilerin yazmış olduğu eserlerde ise Çinli denizcilerin denize açılırken deniz tutmasına karşı yanlarına zencefil aldıkları yazmaktadır. Bu nedenle zencefil hem bağışıklık güçlendirmede hem de bulantıları önlemede kullanılabilecek harika bir baharattır. 

ADAÇAYI: Şifa bulmamızı sağlayan besinlerin yanı sıra bazı bitki çayları da bizleri sağlığa kavuşturuyor. Eski çağlar da şifa bitkisi olarak bilinen ve ‘Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye!’ sözüyle ünlenen adaçayı hastalıklardan koruyucu gücü ile dikkatleri üzerine çekiyor. Latince adı ‘Salvia Officinalis’  olan adaçayı aynı zamanda diş otu bitkisi olarak da bilinir. Yaprakları tüylüdür ve beyazımsı bir renktedir bu kısmı çay yapılarak tüketilmektedir. İmmün sistemimizi güçlendirici etki yapmaktadır yani hastalıktan korunma da etkilidir. Ayrıca hastalık sonrası oluşabilecek halsizlik, kas yorgunluğu gibi rahatsızlıkları önleyici etkilere sahiptir.

YEŞİLÇAY: Yeşil çay içerdiği fitokimyasal bileşikler nedeniyle çok iyi bir anti-inflamatuvardır. Yeşil çayın bu özelliğinden faydalanmak için günlük en az 3-4 fincan yeşil çay içilmesi tavsiye edilmektedir. Yeşil çay kafein içeren bir içecektir. Kafeinin aşırı alımı ilk 12 haftalık dönemde spontan düşüklerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle anne adayları yeşil çay tüketmek istiyorsa dikkat etmelidir.

BALIK: Omega 3 bağışıklık sistemini kuvvetlendiren en önemli yağlardan biridir. Balık yüksek oranda omega-3 içermektedir. Haftada 2 defa balık tüketmeye özen göstermelisiniz.

MEYVELER: Mevsim meyvelerini tüketmeye özen gösterin. İlacınız meyveler ve vitaminleri olsun. Kivi, mandalina, nar, portakal, trabzon hurması gibi bol C vitamini içeren meyveler tercihiniz olabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta doğranmış ve soyulmuş meyvenin bekledikçe vitamin kaybına uğrayacağıdır. Her zaman tercihiniz meyve suyu değil meyve olmalıdır. Meyve bağışıklık sisteminiz ve sindirim sistemini için kıymetli posayı içermektedir. Aynı zamanda glisemik indeksi meyve suyuna göre daha düşüktür.

ARI SÜTÜ VE BAL: Yaklaşık 1 haftalık arıların salgıladıkları jel yapıda bir madde olan arı sütünün besleyici özelliği oldukça yüksektir. Yapılan birçok çalışmada, arı sütü kullanan deneklerde arı sütü kullanmayan deneklere göre, savunma hücre sayısının önemli oranda arttığı gözlemlenmiştir. 

DİYETİSYEN DENİZ ZÜNBÜLCAN